Giriş
Uygur İmparatorluğu (744-840), Orta Asya bozkırlarında Göktürklerden sonra baskın güç olarak yerini aldı. Bu imparatorluk, Maniheizmi benimsemesi ve Türk ve Moğol medeniyetleri üzerinde kalıcı etkisi olan sofistike bir yazılı kültür geliştirmesiyle öne çıktı.
Kuruluş ve Genişleme
744'te Uygurlar İkinci Göktürk İmparatorluğu'nu devirdi ve kendi kağanlıklarını kurdu. Başkentleri Ordu-Balık (Karabalgasun), göçebe bir imparatorluk için nadir görülen şekilde Orhun Vadisi'nde müreffeh bir kent merkezi haline geldi.
Zirvesinde imparatorluk, Mançurya'dan Orta Asya'ya kadar geniş bir toprak kontrol ediyor ve Tang Çin'iyle yakın ilişkiler sürdürüyordu.
Dini Dönüm Noktası
En önemli olay, kağanın Çin'deki bir sefer sırasında Maniheist misyonerlerle karşılaşmasının ardından 762'de resmi olarak Maniheizme geçişti. Uygurlar böylece bu zulüm gören dinin koruyucuları oldular.
Bu dönüşümün derin sonuçları oldu: yazının gelişmesi, tapınakların inşası ve kültürel pratiklerin dönüşümü. Göçebe bir bozkır imparatorluğunun resmi olarak yazılı bir dini benimsemesi ilk kez gerçekleşiyordu.
Uygur Alfabesi
Uygurlar, dillerini yazmak için Sogd alfabesini uyarladı ve Uygur alfabesini yarattı. Bu yazı sistemi daha sonra Moğollar ve Mançular tarafından benimsendi ve yüzyıllar boyunca etkisini sürdürdü.
Çöküş ve Miras
İmparatorluk 840'ta Yenisey Kırgızlarının baskısı altında çöktü. Uygurlar güneye göç etti ve Tarım Havzası'nda ve Ganzhou'da krallıklar kurdu.
Kültürel mirasları kalıcı oldu: alfabeleri, dini ve idari uygulamaları Moğol İmparatorluğu'nu ve sonraki Çin hanedanlarını derinden etkiledi.
Kaynaklar
- Colin Mackerras, "The Uighur Empire According to the T'ang Dynastic Histories", Australian National University, 1972
- Peter B. Golden, "An Introduction to the History of the Turkic Peoples", Harrassowitz, 1992
- Michael R. Drompp, "Tang China and the Collapse of the Uighur Empire", Brill, 2005